Gizli Sırlar

Arkadaşlar başka yerde izlemediniz. İlk defa bizim sitemizde izleyeceksiniz. Çok fazlada yazmak istemiyorum görüntülerin insani önüde var mutlaka ama.. insanlıktan anlamayan bu şerefsizlere yok…

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 7.8/10 (73 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: +10 (from 20 votes)

DTPHaberi canlı yayında tüm ülke ile beraber öğrendim. Anayasa mahkemesi başkanı Haşim Kılıç konuşmasına devam ederken ben facebooktan sahibi olduğum grublara mesaj atarak bildirdim olayı. Bir anlamda flaş sevinç paylaşımı yaptım.:)

Bir çakal ve sürüsünün oluşturduğu ve terörist pkk nın siyasi kanatı olan dtp kapatılmıştı! Şükür. Sitemize özel işlerimden dolayı bir dönemdir içerikte ekleyememekteydim. Çok şükürki bu sessizlik dtp adın verilen pkk destekçisi köpeklerin oluşturduğu partinin kapayılması ile son buldu. Demokrasiye inanırım. Hatta bir çoğuna inat Atatürkçülük, Laiklik gibi konuların önüne koyarım demokrasiyi. Demokrasi olmasa ne Atatürkçülük nede Laiklik tam anlamıyla manasını bulamaz! O yüzden sakın yanlış anlaşılma olmasın.

Demokrasi parti kapatmak illaki değildir. Demokrasi seçilmiş kişilerin al aşağı edilmesi elbette değildir. Amma velakin demokrasi siyaset çatısı altında terörü beslemek hiç değildir. Teröre destek olmak onun propagandasını yapmakda değildir.

Kapatılan dtp çok iyi biliyorumki başka bir isim altında hortluyacaktır. Ve her zaman yaptıkları gibi Kürt halkının haklarını savunuyoruz diye meydanlarda önce çığlık sonra dağlarda kurşun sıkacaklardır. Bitmedi, bitmicekte.

Daha önceki yazılarımda da hatta dost meclisindeki konuşmalarımdada söyledim. Açılıma karşıyım. Akp düzeyli bir siyaset yürütmeye çalışıyor ama karşındaki adam değil eşşeoğlu eşek olunca işin cırkı çıkıyor. Bu adamlar adam olsa açılıma evet ama bu adamlar terörist. Bunların başı apo denen piç, kıçı apo denen piç, bacağı apo denen piç. O isterse öyle oluyor o isterse şöyle oluyor.

Şunu düşünüyorum. Bu kandırılmış halkdaki at gözlüğü yada anlamsız özgüven bizde olsa acaba yeni bir osmanlı doğarmıydı?

Sevincimi sorularla bulandırıp aklımızı karıştırmak istemiyorum. Mustafa Kemalin meclisinde Mustafa Kemalin ülkesini bölmek isteyenlerin olması kanıma dokunmaktaydı. Bir nebze temizlendi. Anayasa mahkemesine verdiği bu karardan dolayı teşekkür etmek isterdim ama… Bu karar beni ve benim gibileri memnun etmek içinde verilmedi bunuda biliyorum. Ana yasa derki;

Vatanın bütünlüğünü bozmaya yönelik hareketler suçtur. Ve bu deyyuslar suç işlemiştir. ;)

Geç bile kalınan bu kararın ülkemize Türkiyelilere hayırlı olmasını diliyorum.

Gizlisirlar.com


Son olarak. Haberimizin içindeki dtp karikatürünü dikkatle tekrar gözden geçirmenizi istiyorum. Anlatmak istediklerimi güzel bir çizimle anlatmış anlatan…

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 8.1/10 (8 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 6 votes)

1970’li yıllarda dünya da yükselen gençlik hareketlerinin Türkiye’ye yansıması nedeni ile ülkemizde birçok yasadışı terör örgütü kurulmaya başlanmıştır. PKK’nın temeli de bu dönemde atılmıştır.

1974 yılında Ankara Yüksek öğrenim Derneği (AYÖD) isimli gençlik organizasyonu içerisinde faaliyet yürüten Abdullah ÖCALAN isimli şahıs Ankara’nın Tuzluçayır semtinde PKK’nın temellerini atmıştır.

PKK Elebaşı Abdullah ÖCALAN

Abdullah ÖCALAN, 1947 yılında Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Ömerli köyünde dünyaya gelmiştir. Çocukluk yıllarını Türkiye’nin 1960 ‘lardaki çalkantılı sosyal ve siyasal gelişmeler içinde şekillendiren ÖCALAN, ilkokulu yakın bir köyde ortaokulu ise akrabasının yanında Nizip’te okumuştur. Yaşının büyük olması nedeni ile Askeri Okula girememiş yatılı okuduğu Ankara’daki Tapu Kadastro Lisesinde öğrenimini tamamladığında Marksist-Leninist sol fikirler ile tanışmıştır. Ancak Kürt Milliyetçiliğini öne çıkaran bir tavrı olmamıştır. Bu dönemde Akşam gazetesinde yayınlanan “Barzani” röportajını da takip etme fırsatı bulmuştur. Her ne kadar ideolojik etkilenmesini değişik temellere dayandırsa da, erken dönemden itibaren ÖCALAN’nın Türkiye’de gelişen siyasal Kürtçülük hareketinin sempatizanı olduğu görülmektedir. Okuldan mezun olduktan sonra 1969 yılı yaz döneminde Diyarbakır’a Tapu-Kadastro memuru olarak atanmıştır. Diyarbakır o dönemde Marksist-Leninist düşüncelerin yanısıra Kürtçülük düşüncelerinin de öne çıktığı bir atmosfer yaşamaktadır. Bir yandan Türkiye İşçi Partisi bir yandan da DDKO’nın “Doğu Mitingleri” özellikle, okumuş gençler üzerinde etkili olmaktadır.

ÖCALAN Diyarbakır‘daki memuriyeti esnasında Üniversite öğrenimi için gerekli olan parayı rüşvet alarak tamamlamış ve 1970 yılında İstanbul’a giderek DDKO’ya katılmıştır. İstanbul DDKO’larına katılan ÖCALAN, burada yürütülen seminer çalışmalarına katılmış ve cesur konuşmaları ile ilgi çekmiştir. O güne kadar kimsenin cesaret edip konuşamadığı Bağımsız Kürdistan ve ayrı devlet fikirlerini söylemeye başlamıştır. ÖCALAN, özellikle Mahir ÇAYAN, Yusuf KÜPELİ ve Sinan Kazım ÖZÜDOĞRU isimli şahısların fikirlerinden çok etkilenmiştir. ÇAYAN’nın Devrimci Şiddet yanlısı fikirleri ÖCALAN için yol gösterici olmuştur.

Bir yandan DDKO da faaliyetlerini sürdüren ÖCALAN bir yandan da diğer M/L hareketleri yakından takip etmiştir. Önce İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesine kaydını yaptırmış daha sonra 1971 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesine kaydını nakletmiştir.

1971-1972 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenime başlamıştır. Bir yandan DDKO da faaliyetlerini sürdüren ÖCALAN, bir yandan da diğer M/L hareketlerini yakından takip etmiştir. Marksist açıdan “Milli Meseleyi”, ”Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı”nı okuyarak öğrenirken, Hikmet KIVILCIM’ dan “Halk Savaşının planlarını”, Gaip’ten “Halk Savaşının Askeri Sanatı“nı ve Mahir ÇAYAN ‘dan da “Şiddet”in gerekliliğini benimsemiştir. ÖCALAN karıştığı bir bildiri dağıtma olayında tutuklanarak Mamak Askeri cezaevine konmuş, Cezaevinde yaklaşık yedi ay kalmıştır. Burada TİP, PDA ve THKP-C isimli örgüt militanları ile tanışmıştır.

Cezaevinden tahliye edildikten sonra bir süre aktif faaliyetlerden uzak kalan ÖCALAN, arkadaş çevresini kendisinden küçük olan hemşehrileri arasından seçmiştir. Bu arkadaşları ise uzun yıllar beraberlikleri sürecek olan Cemil BAYIK ve Duran KALKAN’dır. 1973 yılı mart ayı Nevruzunda birkaç öğrenci arkadaşı ile Ankara Çubuk barajına giderek ilk defa telaffuz ettiği “Kürdistan bir sömürgedir “ fikrini ortaya atmıştır.

Bu öğrenci grubu ile çalışmalar devam ederken 12 Mart 1971 sonrasında kurulan ilk sosyalist öğrenci derneği olan “Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği “ne katılan ÖCALAN çevresini Kürt sosyalistlerden yana genişletmiştir.

ÖCALAN 1973-1975 yılları arasında bölücü gruplaşmanın alt yapısını oluşturmuştur. Bir yandan etrafına topladığı arkadaşlarına bu ideolojiyi anlatıp taraftar toplamaya çalışırken bir yandan da kadrolaşmaya da başlamıştır. Öncü kadronun ilk elemanları Kemal PİR ve Haki KARER gibi Türk kökenli üniversite öğrencileridir. Daha sonra bu gruba Cemil BAYIK, Şahin DÖNMEZ, Ali Haydar KAYTAN, Mehmet Hayri DURMUŞ, Duran KALKAN, Selahattin ÇELİK, Doğan KILIÇKAYA, Kesire YILDIRIM, Abdurrahman POLAT, İsmet KILIÇ, İsmet ATEŞ, Ali Rıza ALTAN, Baki KARER, Mustafa KARASU gibi isimler de katılmıştır.

ÖCALAN’nın önderliğindeki grup derneğin dışındaki Kürtçü gruplarla da ilişkilerini sürdürmüştür. Bu maksatla TSİP de yer alan Kemal BURKAY, T-KDP genel sekreteri Sıraç BİLGİN, DDKD ‘lı Zerruk ve KAWA grubunu kuran Ahmet Zeki OKÇUOĞLU ile temasa geçmiş, bu gruplardan taraftar toplamaya çalışmıştır. Aynı günlerde Barzani’nin Irak’ta yürüttüğü silahlı mücadelede ağır bir yenilgi alması, T-KDP’sinde büyük bir sarsıntı yaratmıştır. ÖCALAN bu durumdan faydalanmak istemiş ve İzmir de yapılan bir toplantıda Hayri DURMUŞ, Resul ALTINOK, Ali Haydar KAYTAN’ı kendi grubuna almıştır. Bu toplantıda T-KDP genel sekreteri Bilgin SIRAÇ’ın Marksizm den vazgeçmek istemesi ÖCALAN’la ters düşmesine sebep olmuştur. Toplantıda uzlaşma sağlanamaması üzerine ÖCALAN, artık hiçbir grupla birlik görüşmelerine oturmayacağını ifade etmiştir. Devamını oku…

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 7.0/10 (17 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: +2 (from 4 votes)

Çok önemli haber öncelikli olarak bunu belirteyim ve mutlaka okuyun özellikle youtube kullanan arkadaşlarınıza bildirin. Efendim pkk lı o.çocukları tarafından yapılan sözde youtube bilgilerinizi çalmak ve ordaki videolarız yerine kendi sözde bayrak dedikleri paçavraları yayınlıyan bir şebeke bu.

Olay nasıl işliyor?

Bu o.çocukları www.youtubeulkuocaklari.de.vu ve www.youtubeulkuocaklari.tr.cx diye bir site açmışlar. Ve youtube üzerinden size mesaj gönderiyorlar ve mesajda aynen şu yazıyor;

Youtube ülkü ocakları Katıl
www.youtubeulkuocaklari.de.vu

Sizde sözde milliyetçi ve hassas duygularınızla bu siteye gidiyorsunuz ordada karşınıza şöyle bir sayfa çıkıyor.

Sizin sözde bu uygulamaya üye olmanız için sahte bir youtube sayfası hazırlanmış. Sizden istenen bilgiler youtube kullanıcı adınız ve şifreniz. O.çocukları burdan öğrendikleri şifre ve kullanıcı adını girerek önce şifrenizi ve daha sonra videolarınızı değiştiriyorlar. Kendi sözde paçavralarını yayınlıyorlar. Aman diyorum aman bu o.çocuklarının oyununa alet olmayın.

Onlar o o.çocukları bana bulaşarak büyük hata ettiler. Şimdi bu yazıdan sonra ne yapacaklar bilmiyorum. Bu haberi yayalım arkadaşlar ki ulaşamasınlar bilgilerinize kaptırmayın youtube şifrelerinizi.

Lütfen yorumlarızı yazınız ve bizleri bilgilendiriniz yaptıklarınız hakkında. Saygılarımızla.

Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti için.

Gizlisirlar.com

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 7.8/10 (6 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: +1 (from 1 vote)

“VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN”

Emekli astsubay Oktay Yıldırımın kaleminden mükemmel bir yazı. Lütfen okuyun ve lütfen paylaşın. Bu kadarmı güzel dile getirilir bu kadarmı hatalarımız güzel yüze vurulur…

“ …..ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına ateşle karşılık vermesi sonucu çıkan çatışmada güvenlik görevlisi şehit oldu.”

Ya da “ …..ilinde devriye görevini yerine getiren aracına açılan ateş sonucu … güvenlik görevlisi şehit oldu.”

Ya da “……ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu asker yaralandı..”

Bu nasıl başlar biliyor musunuz?

Hava o kadar sıcaktır ki beyninizdeki sıvının buharlaşıp uçtuğunu düşünürsünüz. Oluştuğu anda kuruyup giden ter damlacıklarından geriye kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta elbisenizin her yanını kaplamıştır.

Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay kurumadığı için elinizdeki tüfeğinizin metal kısmı avucunuzun içinde vıcık, vıcık oynar. Ter ile ıslanan çeliğin kokusu avucunuzun içine ve elinizi sürdüğünüz her yere siner.

Önünüzde yürüyen adamın, ayağının kuru toprakla her temas edişinde çıkan toz, ağzınızın kupkuru olmasına ve zor nefes almanıza sebep olur.

Sırt çantanızın askı kayışları yüzünden omuzlarınızı hissetmezsiniz. Kült ağrıları ancak çantayı sırtınızdan çıkardığınızda fark edersiniz.

Bastığınız her taş parçası, her çalı ve bir ayağınızın kaplayabildiği her yeryüzü parçasından çıkan sesi duyarsınız.

Yürüdüğünüz yerdeki her Ağustos böceğinin sesini, dallardaki kuşları, yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan arıların kanat seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da herhangi bir yerinizdeki küçük yaraların üzerine konmaya çalışan sineklerin vızıltılarını, ayağınızı bastığınız yerden havalanan yeşil çekirgenin küçücük cüssesine rağmen çıkardığı tok kanat sesini en ince ayrıntısına kadar duyarsınız.

Sonra, kendi teçhizatınızın ve önünüzdeki arkadaşınızın ve arkanızdaki arkadaşınızın teçhizatlarının çıkardığı düzensiz seslerin her birini ayrı ayrı duyarsınız.

Ve aynı anda önünüzdeki arkadaşınızın nefes alışlarını duyarsınız, öksürmesini ve hapşırmasını da duyarsınız. YAZININ DEVAMI İÇİN Devamını oku…

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 9.2/10 (17 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 4 votes)
Page 1 of 712345...Last »
Arkadaş Arayanlar